sevgiliye aşk mektubu Hazır Aşk Mektupları Nazlı
03 Eylül 2009 Yazan admin
Kategori Vatan Şiirleri
Hazır Aşk Mektupları
Nazlı sevgiliye aşk mektubu
Biliyorum sen de seviyorsun beni. Gözlerinden okunuyor, uyku gibi, yağmur gibi, duman gibi aşk dökülüyor gözlerinden. Beni sevmediğini söylerken dudaklarının kıvrımında öyle bir işaret görüyorum ki sevdiğini söylüyor. Elini tutuyorum, elimi iterken elin, yanarak titriyor. Biliyorum sen de seviyorsun beni. Bazen hiç ses vermiyorum sana, beni çağırıyorsun, adımı sesleniyorsun, yüreğin beni arıyor. Uzaklara giderken beni de alıp götürüyorsun, yoksa bu kadar çınlar mıydı kulaklarım ?. Akşam yıldızına bakarken ben geçiyorum aklından, yıldız birden ışığa kesiyor. Beklenmedik bir zamanda, umulmadık bir yerde ansızın karşıma çıkıyorsun, gözlerimiz karşılaşınca yüzünü çeviriyorsun. Benim yanaklarım alev alev..senin dudakların nar çiçeği.. bir rüzgar esiyor aramızdan görmezden geliyorsun. En yaşanacak zamanda saatler boşa akıyor, çileler sarıyorsun. Sevgilim, benim nazlı sevgilim.. Neden bu cefa ? Neden susuyorsun? Aramızda niçin bu kadar insan, neden bu kadar engel koyuyorsun ? Sevgilim her şey bahane.. bütün söylediklerin.. Kelebek kanadı kadar ince, yağmur damlası kadar temiz bir aşk bu.. Korkmana, kaçmana gerek yok. Sevgilim, biliyorum sen de seviyorsun beni, itiraf etmiyorsun.
Ask Felsefi kelimeler, felsefik sözler, felsefi mesajlar, felsefi özlü sözler
19 Ağustos 2009 Yazan admin
Kategori Aşk şiirleri, Vatan Şiirleri
Felsefi kelimeler, felsefik sözler, felsefi mesajlar, felsefi özlü sözler
Interaktif güzel sözler siteniz.
“Bugünün bir daha asla doğmayacağını düşün.”
(DANTE)
“Hayatta varolduğu için düşlenen şeyler vardır ve düşlendiği için varolacak şeyler…”
(Henri Frederic Blanc-Uyku İmparatorluğu)
“Geçmiş dert için yakınmak ,yeni dert edinmektir.”
(Shakespear)
Düşünüyorumda düşüncelerin en güzeli senin beni düşünüp düşünmediğini düşünürken düşündüğünü düşünmek olsa gerek diye düşünüyorum.
“İnsanların umudunu kırma..belki de sahip olduğu tek şey odur.”
“Söz ağzınızdan çıktımı size hakim olur. Söylemedikçe siz ona hakim olursunuz.”
“Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat denilmektedir.”
(John Christian)
“Dosttan bol şeyde yok dünyada,dosttan bulunmaz şeyde.”
(La Fontaine)
“Duygularınıza dikkat edin
davranışlarınıza dönüşür…
Davranışlarınıza dikkat edin
alışkanlıklarınıza dönüşür…
Alışkanlıklarınıza dikkat edin
değerlerinize dönüşür…
Değerlerinize dikkat edin
karakterinize dönüşür…
Karakterinize dikkat edin
kaderinize dönüşür… ”
(Mahatma GHANDI)
“Bugünün bir daha asla doğmayacağını düşün.”
(DANTE)
“Dertli olmanın sırrı, dertli olup olmadığımızı düşünecek kadar boş vakte sahip olmamızdır.”
(BERNARD SHAW)
“Aslında hiçbirşey iyi veya kötü değildir. Herşey bizim onlar hakkında ne düşündüğümüze bağlıdır.”
(SHAKESPEARE)
“Hayata en önemli şey kazançlarınızı kullanmak değildir. Bunu herkes yapar. Asıl önemli olan kayıplarımızdan kazanç sağlamamızdır. Bu zeka gerektirir; akıllı insanlarla aptal insanlar arasındaki fark budur.”
(WILLIAM BOLITH)
“Biz dünyaya anlaşılmak için değil anlamak için geldik. Anlaşılamamanın üzüntüsünü duyacağımız yerde bütün ruhumuzla başkalarını anlamaya çalışsaydık hayat ne kadar güzel olurdu.”
(RENAN)
“Hayata yapılacak o kadar çok hata varki, aynı hatayı yapmakta ısrar etmenin anlamı yok”
(SARTRE)
“Herkes hazza kosar,cok azı onun basında beklemeyi bilir.”
“Ben sana bir elma versem, sen bana bir elma versen, bende bir elma, sende bir elma olur.
Ben sana bir bilgi versem, sen bana bir bilgi versen, bende iki BİLGİ, sende iki BİLGİ olur.”
(KONFİÇYUS)
“Ölümle hiçbir zaman karşılaşmayacaksın. Ölüm varsa sen yoksun, sen varsan ölüm yok. O halde ölümden korkmak ahmaklıktır.”
“bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa orada güneş batıyor demektir.”
(Çin? Atasözü)
“Yiğit harpte, dost dertte, olgun adam hiddette belli olur.”
(Arap Atasözü)
“Bilmediğini bilenin arkasından gidin, bilmediğini bilmeyeni uyarın, bilmediğini bilene öğretin, bilmediğini bilmeyenden kaçının.”
(Conficius)
“Gençliğinde bilgi ağacı dikmeyen, yaşlılığında rahatlayacağı bir gölge bulamaz.”
(Seneca)
“Üzüntü kendi kendini giderir, ama mutluluğun tam zevkini çıkarmak için onu paylaşacağınız birinin olması gerekir.”
(Mark Twain)
“Konfor, bir misafir olarak gelir, gitmemek için elinden geleni yapar, sonunda bizi esir ederek kalır.”
(Lee S. Bickmore)
“Bencillik dostluğun zehiridir.”
(Balzac)
“Bizi esas yoran yaptığımız iş değil, yapmadan kenarda bıraktığmız işlerdir.”
(Ebner-Eschenbach)
“Planınız bir yıl içinse pirinç ekin, on yıl içinse ağaç dikin, yüz yıl için ise insanları eğitin.”
(Huang-Çe)
“İnsanlar köprü kuracakları yerde duvar ördükleri için yalnız kalırlar.”
(Newton)
“Çektiğimiz sıkıntı parasızlık sıkıntısı değil, bilgi sıkıntısıdır.”
(İ. İnönü)
“Alkışı en sessiz şekilde karşılayan, alkışı hak etmiş demektir.”
(Emerson)
“Asla herşeyi bildiğini sanma. Gerçekten çok bilgili olsan da “ben cahilim” diyebilecek cesaretin daima olsun. ”
(Ivan Pavlov)
“Başkalarına karşı zafer kazanan kuvvetlidir, kendi nefsine karşı zafer kazanan ise kudretlidir.”
(Lao-tzu)
“Eğitim sadece okumak değildir. Okudukları üzerinde düşünebilmek yeteneğidir.”
(Hilty)
“Başka birinin sizin kadar iyi yapabileceği bir şeyi bırakın o yapsın, siz yapmayın.”
(Andre Gide)
“Başkaları ile ilgilenirsen iki ay içinde birçok dostlar kazanabilirsin; başkalarının seninle ilgilenmesini beklersen, iki yılda bile tek dost kazanamazsın.”
(Dale Carnegie)
“Zirvelerde kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir.”
(Cenap Şahabettin)
“Bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göç eder.”
(İbni Sina)
“Akıllı bir kimse düşmanından akıl öğrenmeyi ihmal etmez.”
(Beydaba)
“Öyle horozlar var ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar.”
(L. Dumont)
“Düşüncelerini değiştirmeyenler yalnızca deliler ve ölülerdir.”
(T. Lowell)
“İnsan, ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayasını gözler göremez.”
(Exupery)
“Boş bir çuval dik durmaz.”
(Benjamin Franklin)
“Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur.”
(N. F. Kısakürek)
“Kararsızlık ve gecikme, başarısızlığın sebebidir.”
(W. E. Channing)
“İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır.”
(V. Hugo)
“Buluş, başkalarıyla aynı şeye bakıp, farklı düşünebilenler tarafından yapılır.”
(A.S. Gyorgyi)
“Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır.”
(F. Bacon)
“Güzel bir gülüş, karanlık bir eve giren güneş ışığına benzer.”
(Tolstoy)
“İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler.”
(Montaigne)
“Dünyanın gördüğü her büyük başarı, önce bir hayaldi. En büyük çınar bir tohumdu, en büyük kuş bir yumurtada gizliydi.”
(Allen)
“Fısıldanan sözler, çok kere yüksek sesle söylenenden daha uzağa giderler.”
(Çin Atasözü)
“Çok dinlememiz ve az konuşmamız için iki kulağımız bir dilimiz vardır.”
(Diogenes)
“Memleketin nasıl yönetildiğini anlamak mı istiyorsunuz;onun müziğine kulak veriniz. Nerede güzel eserlerden oluşmuş uyum vardır, orada adalet ve erdem hüküm sürer.”
(Konfüçyus)
“En büyük düşman, benliğinizin dışında değil içindedir.”
(R. Rolland)
“Bütün günler ölüme gider, son gün varır.”
(Montaigne)
“Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir.”
(Pascal)
Aşk Hikayeleri
19 Ağustos 2009 Yazan admin
Kategori Asker Şiirleri, Ayrılık Sözleri, Ayrılık Şiirleri, Aşk Sözleri, Aşk şiirleri, Bebek Şiirleri, Cezaevi Şiirleri, Dostluk Sözleri, Dostluk Şiirleri, Etkileyici Sözler, Gurbet Şiirleri, Güzel Sözler, Istanbul Şiirleri, Kandil sözleri, Kisa Sevgi Sözleri, Komik Sözler, Komik Şiirler, Mani Sözleri, Resimli Şiirler, Sevgi Dolu Sözler, Sevgi Sözleri, Sevgi Şiirleri, Sitem Sözleri, Sms Şiirleri, Taraftar Şiirleri, Türkü sözleri, Vatan Şiirleri, Yeni şarkı Sözleri, Özel Günler, Özlem Şiirleri, Özlü sözler, Şiirler
çocuksun Çocuksun Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen Kum taneleri var ya onlardan birindeyim Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman Birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum Kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup Ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için Bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar Ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa Bir daha doğmamak için doğmak diyorsun Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların Onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar Bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman Bir kaza olsa adı aşk oluyor artık Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak Yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin Sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen Hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun Adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada Esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum. Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüm Bir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâ Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle Zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar Dursam ölürüm paramparça olur dünya Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm Uçurum diyordun bir aşk uçurum özlemidir Bırakıyorum öyleyse kendimi sesinin boşluğuna Tutunabileceğim tüm umutları görmiyeyim için Gözlerimi bağlıyorum geceyi mendil yaparak (Gözlerim bir yerlerde daha bağlanmıştı, bunu Unutmuyorum unutmuyorum unutmuyorum hiç) Bir rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyor Kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri Bu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda Üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum Ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım Bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte Çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı (Soluğunun elma kokması bundandı belki) Bir elma kokusuna tutundum düşerken Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle Çocuksun sen, çocuğumsun

